Konuşma

Köpeksizleşen İstanbul
Mine Yıldırım

Paylaş

08 Mayıs 2017 / 18:30

Hayırsızada sürgünü, İstanbul tarihinin ve modernleşme tecrübemizin en büyük felaketlerinden biri. 80 binden fazla köpeğin korkunç biçimde ölmesiyle sonuçlansa da, sokak köpeklerini söküp atmayı başaramamış, gecikmiş modernleşme tecrübemize ayna tutan bir çağdaşlaşma trajedisi. Hayırsızada’dan sonra, yüz yıl boyunca devam eden sürgünlere, dönem dönem şehri saran kuduz söylentisiyle gerçekleşen itlaflara, zehirlemelere, tecrite ve kayıtdışı öldürmelere rağmen, İstanbul köpekleriyle yaşamış ve büyümüş bir şehir.

Bugün ise İstanbul’un köpekleri, şimdiye dek eşi benzeri görülmemiş bir yıkımın eşiğindeler: İstanbul küresel bir şehir olarak yeniden inşa edilirken, köpekler sokaklardan koparılıp devasa tecrit merkezlerine kapatılıyorlar. Şehrin çeperlerine, birer şantiye alanına dönüşmekte olan ormanlara, sanayi havzalarını birbirine bağlayan, insan yerleşiminden uzak arazilere, ölüme terk ediliyorlar. Terk edildikleri yerlerde ise mekânsal ayrışma ve dışlanmanın, yerinden edilme, mülksüzleşme ve şiddet sarmalının içine çekiliyorlar.

Bu çalışma, Dört Ayaklı Belediye: İstanbul'un Sokak Köpekleri" sergisinin bizleri tarihsel olarak getirdiği noktadan yola çıkıyor: "Köpeksizleşen İstanbul"da, sokak köpeklerinin giderek silikleşen ayak izlerini takip etmeyi amaçlıyor. Şehrin çeperlerindeki hayvan tecrit mekânlarında, inşaat sahalarında, şantiye alanlarında, ormanlarda, terk edilmiş arazilerde, sokaklarda sokaklardan kaybolan köpekleri ararken, İstanbul’un köpeksizleşmesini mümkün kılan iktisadi, siyasi ve mekânsal mantıkları anlamaya çalışıyor. Tecrit edilen ve yersizleştirilen sokak köpeklerinin izinde,İstanbul'da değişen insan-hayvan ilişkisinin örtük ama kuvvetli mekanizmalarını, şehrin çeperlerinde değişen kanun ve şiddet ilişkisini ve adalet arayışını tartışıyor.

Mine Yıldırım hakkında
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde tamamladığı yüksek lisans tezinde, çağdaş kimlik siyasetinin temel aldığı öznellik ve fark anlayışının eleştirileri üzerine çalıştı. Doktora araştırmalarını, The New School Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünde sürdürüyor. İstanbul'un yakın tarihinde yerel yönetimler eliyle yerleri değiştirilen sokak köpeklerinin hareketlerini takip ediyor. Köpeklerin kapatıldıkları mekânlar içinde ve civarında itlaf ve tecrit pratiklerini inceliyor; şehrin çeperlerinde mekânsal ve siyasi dışlanma, kanun ve şiddet ilişkisini anlamaya çalışıyor.